Etiket: Genel

Hindistan – Delhi 1

Hindistan – Delhi 1

HİNDİSTAN! Adını telaffuz etmek bile tuhaf duygular hissettirmez mi insana?… kimi heyecanlanıverir (benim gibi), kanı kaynar; gidip görmek için can atar, yargılamadan. Kimisi heyecanlanır ama bir duraksar; “acaba, buna katlanabilir mi yüreğim?” diye bir tereddüt eder. Böylesi gitse de yalnız pislik görür; fakirlik ve sefillik […]

Aslında öyle çok şey oldu ki…

Aslında öyle çok şey oldu ki…

Bu sabah Bach (Air on a g string) dinlerken, oluverdi işte. Çellonun tellerinden akıp gelen müzik usulca gelip kanıma giriyor, bunca aydır uyumaktan uyuşmuş parmaklarımı canlandırıyor, ellerimi saran zincirleri kırıyor sanki… Yedikçe yiyesi gelir insanın, okudukça okuyası, yazdıkça da yazası… Bunun tam tersi de geçerli, […]

Artık bir açıklama yapma zamanı…

Artık bir açıklama yapma zamanı…

İnanılmaz rastlantılar ve insanın kaderini bir anda değiştiriveren olaylar yalnızca filmlerde olmuyormuş. Bazen en büyük mutlulukların gölgesinde; başımıza gelmesini hiç beklemediğimiz şey bizi en beklenmedik anda bulabiliyormuş. Bir gün herşey her zamanki gibi giderken, kendiniz hakkında öğrendiğiniz bir gerçek, o andan itibaren yaşama bakışınızı tamamen değiştirebiliyor ve artık hiç birşey eskisi gibi olmuyor.


Aylardır bir sürpriz olarak sakladığım bebeğimizin doğum haberini paylaşıncaya kadar, hayatın benim için ne sürprizler sakladığından habersizdim. Karnımda bir melek taşırken, göğsümde de sinsi bir şeytanı barındırdığımın farkında değildim bile. Günlük hayatın kargaşasında olmadık şeylere kafamızı takarken; bazen gözardı ettiğimiz ufacık birşey, olmasından en çok korktuğumuz şey olabiliyor. O gün, yürüyüşe çıktığımda oradan geçmeseydim, herşey çok daha kötü olabilirdi. Çünkü göğsümde hissettiğim şeyin sanıldığı gibi hamilelik ve emzirmeyle ilgili birşey olmadığı; başlangıç aşamasında keşfedilen bir göğüs kanseri olduğu anlaşıldığı anda hayatımın akışı da, anlamı da değişti benim için. Hiç bilmediğimiz bir dünyada, yeni bir mücadele serüveni başlamıştı.

Bu karamsar tablo içinde bebek de anne de, yine de şanslıydık…
Bebek şanslıydı; biraz erken de olsa hayata sağlıkla gözlerini açabildi.
Anne de şanslıydı; kendinin bile önemsemediği şeyi, önemseyenleri kader karşısına çıkarmıştı.

Oğlumuz Dario neredeyse 4 aylık oldu. Benim de tedavi serüvenim başladı.Yolum uzun…İyi ki yalnız değilim. Sevdiklerim hep yanımda.

Komşunun evinde, anneciğin ellerinden anne yemekleri pişiyor.
Birgün ben de değişik birşeyler pişirdiğimde geri döneceğim…

Yolun bittiği yerde…

Yolun bittiği yerde…

Hayat yolumuz zaman gelir bir yerde, birilerininkiyle çakışır. Bir süre beraberce devam edersiniz aynı yolda. Sonra bir yol ayrımına gelinir. Biri bir tarafa gider, öteki başka tarafa… Uzakta da olsa, mutlu bir haberini almak sevindirir insanı, duyduğunda. Bazen de beraber yürünen yol, birisi için biter, […]

Yeniden Oyun, yeni bir renk ve yeni hareket :)

Yeniden Oyun, yeni bir renk ve yeni hareket :)

Daha önceki oyuna yeni cevap vermiştim ki sevgili İpek beni yeniden başka bir oyuna davet etti. Okuduğumuz kitabın 187. sayfasındaki cümleyi paylaşmak. Neden 187. sayfa? Bunu bilmiyorum, bu oyunu başlatan arkadaşımız için bir anlamı vardır (herhalde?!). Aslında neden 187 diye aklımı kurcaladı ve bana birkaç […]