Etiket: bisiklet

Bisikletim, ben ve öğle yemekleri

Bisikletim, ben ve öğle yemekleri

Yunanistan’daki kriz her yerde, her anda kendini hissettiriyor. Her şey daha pahalandı, ekstra vergiler, haraçlar derken alım gücü gitgide azalıyor. Yaptığın iş yetmez, aldığın para artmaz oldu. İşin en kötüsü de geleceğe umutsuz bakıyor olmamız. Kimsenin yarın daha iyi olacak diye bir umudu da kalmadı. […]

2012 yılının EN’leri

2012 yılının EN’leri

Her yıl olduğu gibi, 2012 de bize getirdikleriyle hayatımızı yeniden şekillendirdi. 2012nin aklımda ve kalbimde bıraktığı izleri bir bir sıralamak istedim. Bu senenin en önemli olayı elbette ki 13 senedir oturduğumuz şehir merkezindeki evden taşınmamız oldu. Yeni evin (birazcık) şehirden uzak olması başlangıçta gözümü korkutmuşken […]

Bir resim canlandırın bol çiçekli böcekli olsun

Bir resim canlandırın bol çiçekli böcekli olsun

Bir resim canlandırın kafanızda. Resmin ortasına bir kadın yerleştirin, yanına da genç bir adam. Yanlarına 2 çocuk koyun. Bir kıvırcık oğlan, bir de kocaman yeşil gözlü bir kız çocuğu. Sonra onların yanına, sağına soluna çok çok kitaplar, çok çok oyuncaklar çizin. Herşeyden ÇOK ÇOK çizin; giyecekler, DVDler, dergiler, tabaklar, tencereler, kepçeler. O kadar çokmuş ki taşımaya gelen adamlar bile “ne çok şeyiniz varmış” desin. Biraz daha öteye apartmanlar çizin, çok çok arabalar, toz duman, kalabalık. Sayfa doldu değil mi?

Sonra alın silgiyi, silin yanlarındakileri. Hafiflesinler. Bunlara, bu kadar çok şeye ihtiyaçları yok aslında.

Sonra başlarına birer şapka koyun. Güneşten korusun. Ellerine birer kürek, kazma, süpürge. Yanaklarını kızartın. Kocaman kocaman gülsünler. Düşleyebildiğiniz en kocaman gülüşleri koyun.

Sildiğiniz yerlere ağaçlar, çiçekler çizin. Her renkten. Başlarının üstüne kelebekler. Yanıbaşlarında çekirgeler, kertenkeleler. Uğur böceği tutsun elinde kız çocuğu. Oğlanın da dizleri kapkara olsun topraktan. Çiçekleri sulasınlar. Yeni çıkacak domatesleri beklesinler. İlk yasemin çiçeğine sevinsinler birlikte.

Kadının kafasındaki düşünce balonunda “hangi dükkanda ne indirim var?” olmasın. “Yaptığımız kuş yemliğini portakal gagalı kara kuş daha fark etmedi” olsun tek derdi.

Çocuklar 1 aydır televizyonsuz yaşanabileceğini öğrensinler. Tv yerine ekilen sebzenin büyüyüşünü, bir çiçeğin açılıp solmasını seyretsinler. Arının polen toplayışı, karınca yuvalarının trafiği girsin günlük hayat programına. Bir de her sabah hiç şaşmadan ziyarete gelen portakal gagalı kara kuş.

Güneş parlasın, ortalığı ısıtsın. Bahçede şişme havuz keyfini çıkarsın çocuklar. Bağrış çağrış! Bizim kara kuş onları seyretsin limon ağacının dalları arasından.

Kimse “Koşmayın! Zıplamayın! Alt kattakiler uyuyor” demesin onlara. Kirlendiler diye kızan olmasın. Bulansın ufaklık topraklara bulanabildiği kadar.

Sonra bir motosiklet çizin babanın yanına. Kıvırcık oğlan “ama babanın hem arabası hem motoru var :(” deyip bozulsun biraz. (Tanırsınız onu, bisikletçidir ama iş başa düşünce) Kadını da arabaya oturtun, farklı bir özgürlüğün tadını alsın. Yaklaşan yazla birlikte çocukları denize götürme hayalleri kursun. Kendine daha da güveni gelsin kadının. Korkmasın. Korktuğu zaman ne yaptığının sırrını versin size.

Bir dublecik Girit rakisi* içip ehliyeti alma macerasını anlatsın size sonraki yazısında…

Artık bir gelenek haline geldi. Geçen sene anneler gününü unutulmaz bir şekilde kutlamıştık; bu sene de çocuklarımla birlikte yine bisiklet turundaydık. Önceki geceden “yağmur yağabilir” deseler de korktuğumuz gibi olmadı. Hava güzeldi, güneş kollarımda tişortumun izlerini bırakacak kadar fazlasıyla yakıyordu. Maya’yla ben aynen resmettiği** şekilde 2 saate yakın tam 14 km. pedal çevirdik. Dario yine hiç yorulmadan yalnızca tadını çıkarandı arkamda 🙂

* İmla hatası değil 🙂 Girit’e özgü olan ve “raki” diye adlandırılan içecek, üzümden elde edilip minicik likör kadehlerinde sulandırmadan içilen, alkol oranı son derece yüksek olduğundan siz anlamadan çok fena çarpan bir içkidir.

** Maya’nın resmindeki sözler (Du du du podilata pandu)  bizim Critical Mass turlarında söylediğimiz bir nakarat! “Her yerde bisiklet!” anlamında…

Yalnız bisikletçiler kasklarını takmayı da unutmamışlar, dikkatinizi çekerim 🙂

Çocuklarımla en güzel Anneler Günü

Çocuklarımla en güzel Anneler Günü

Hiç bu kadar güzel bir anneler günü geçirmemiştim. Mayacığım kalp şeklinde kesip kendi elleriyle yaptığı kartları bana sabah sabah verdi 🙂 Bol öpücüklere eşlik ettiler. Ama bu seneyi özel yapan başka birşey vardı. Bu sene Anneler Günü, haftalardır beklediğimiz büyük bisiklet turuyla aynı güne denk […]

Duyduk duymadık demeyin!

Duyduk duymadık demeyin!

Ben önceki gün tesadüfen facebook’ta gördüm; duyduğuma çok sevindim (8* Hemen paylaştım, herkes duysun istedim; duysun da katılsın, çoğalsınlar istedim. Bütün hemşehrilerim, İzmirlilere müjdeledim: ben gidemiyom, siz gidin bari, dedim tam bir İzmirli ağzıyla… Sonra düşündüm beni okuyan herkes facebooktan duyamaz; daha da duyurmalı; daha […]