Etiket: badem

Bademli Hurma Topları

Bademli Hurma Topları

2 avuç kadar İran hurması vardı. Oldukça yumuşak, olgunluktan ballanmış, kabukları çatlamış. Hurmaların kabuklarını ve çekirdeklerini ayıklayıp güzelce ezdim. İçine 1 bardak badem tozu ekleyip iyice yoğurdum. Zaten elimle yuvarlanacak kıvama geldi. Tek lokmalık minik toplar yapıp bazısını şekere, bazısını tarçına veya susama buladım. Üstünü […]

Armiko, tuzlu balık ve mustachudos

Armiko, tuzlu balık ve mustachudos

İlk defa yıllar önce Eminönü’ndeki Levi Lokantası’nda yemiştik armikoyu ve bu kadar basit malzemeyle ortaya bu kadar lezzetli bir yemek çıkmasına hayret etmiş hatta bu işin sırrının ne olduğunu da merak etmiştik. 1990 yılında çıkan Sefarad Yemekleri kitabında tarifini bulduğumdan beri pek çok kere denedim. […]

Bir Badem İçeceği SUMADA

Bir Badem İçeceği SUMADA

Birkaç hafta önce Bahar, çağla badem ile yeni bir lezzeti paylaşmıştı bizimle. Geçenlerde bir arkadaşımız biraz toplayıp getirmişti, onları da hemen yıkayıp yiyiverdik ilk hevesle, yemeğini yapmak için tek fırsatımdı belki de, ama n’apalım çıtır çıtır yemek de güzeldi 🙂 Aslında Girit’te badem çok ama nedense çağla iken pek tüketilmediğinden burada pazarda bulup da alma şansım yok, ne yazık ki… Peki, çağla olarak yemedikleri bu bademleri ne mi yapıyorlar? Bırakıyorlar bademler büyüsün, kabukları sertleşip içleri olgunlaşsın… sonra da toplayıp ayıklayıp tatlıların içinde, üstünde bol bol kullanıyorlar. Bir de Sumada diye mükemmel bir içecek yapıyorlar!

Geçen gün bir marketin rafında görünce, yıllardır görmediğim bir dostuma rastlamış gibi sevindim, kaptım hemen bir şişe. Artık burada bile az bulunur oldu böyle geleneksel şeyler… Önce çocukluğum geldi aklıma, sonra da nişan törenimiz.

Çocukken, hatırlıyorum, ara sıra babam 2 şişe getirirdi eve. Bir tanesinde kıpkırmızı ötekinde de krem rengi bir şey olan şişeler hala gözümün önünde. Nereden alırdı onları, kimbilir? Arasan hala bulunur mu İzmir’de, onu da bilmiyorum… Kırmızı olana Kanela derlerdi, krem rengi olana da Sumada. Konsantre sıvılar oldukları için bazen soğuk suyla seyreltip büyük bardaklarda bazen de sıcak suyla çay bardaklarında içerdik… Ben hep kırmızı olanını severdim, o zamanlar. Hem rengi hem de tadı daha cazipdi, keskin tarçın kokardı. (Kanela kelimesinin pek çok başka dilde olduğu gibi Yunanca’da da tarçın anlamına geldiğini yıllar sonra öğrendim) Öteki krem renkli olanınsa, kokusu neyse de tadı pek baygın gelirdi bana… annemle babam severlerdi, hatırlıyorum. Şimdi aradan yıllar geçti… Girit’teyim, ben de anne oldum, elimde sumada, minik kızım da yanımda… Marketten eve döner dönmez kendime koca bir bardak soğuk sumada hazırladığımı gören Mayacık çoktan peşime takılmıştı bile! Elimdeki yepyeni şeyi bir an önce tatmak isteğiyle gözlerinin içi pırıl pırıl parlıyordu.
– İster misin, annecim?
– Hıh, istiyoyum…
Uzattım bardağımı, minicik temkinli bir yudumdan sonra suratı buruştu, beş altı saniye de öylece kalakaldı! :>
– Güzel değil mi?
– Biyenmedim!
🙂 Demek ki sumadayı sevmek için biraz büyümek mi gerekiyor ne?…

Sumada, yalnızca badem, şeker ve suyla yapılan son derece doğal ve sağlıklı bir içecek. Tarifini bulmak belki imkansız değil. Ama ben evinde yapanı hiç görmedim. Bilirsiniz bazı şeyler evde yapılmaz, yapılsa da ustasının elinden yapılmışı gibi olmaz. Bu da öyle birşey işte…
Sadece Girit’e özgü bir içecek değil, bildiğim kadarıyla başta Lefkada olmak üzere pekçok Ege adasında da yapılıyor, içiliyor. Girit’te geleneksel olarak nişanlarda ikram ediliyor. Bu yüzden sumadanın ikinci kez karşıma çıkışı, Yorgo’nun ailesinin nişanımıza koca bir kutu badem şekeriyle birlikte birkaç şişe getirmeleriyle olmuştu. Misafirlere çok değişik gelen bir ikramdı…

Benim de size ikramım olsun!