Yıl: 2013

45 yıldır

45 yıldır

Hayat ne kadar süreceği ve sonunda nereye varılacağı belli olmayan bir yol olsa da, ben bu yolu arşınlayan bir yolcu olmak istiyorum. Yolun kenarında oturup başkalarının kendi yollarında gidişine seyirci kalmak da bana göre değil; yoldan geçen birinin sırtında ya da aynı yöne giden bir […]

BELİRSİZLİK .nokta .nokta .nokta

BELİRSİZLİK .nokta .nokta .nokta

Kapalı bir kapının önünde durmuş, kapıyı açmak için uzatılan elin, kapı kolunu çevirinceye kadar geçen kısacık zaman dilimine sığan düşüncelerdir. Bir cesaret, sevgiliye yazdığın mektubu kapısından aşağıya atıp arkanı döndüğün an başlayan sabırsızlıktır. Doğuma girmekte olan annenin kalp atışlarında hissedilen, bebeğini kucağına alıncaya kadar anne […]

Dinazorlar milyon milyon yıl önce

Dinazorlar milyon milyon yıl önce

Çocuklar bazen yaşlarından beklenmeyecek derecede, öyle bilgece laflar ediyorlar ki elimden geldiğince onların bu sözlerini not ediyorum günlüğüme. Böyle yıllar sonra açıp açıp okuduğumuzda gülmekten kırılıyoruz birlikte 🙂

Geçen gün Kayseri’de sokaktaki insanlara “hayvanat bahçesine dinazor getirilsin mi, ister misiniz?” sorusuna verilen cevaplardan ben şahsım adına utandım. Memleketimin insanlarının cehalet sınırı umarım ülke sınırlarını aşıp bizi yurt dışında rezil etmeye devam etmez. Bu kadar mı cahiller gerçekten, inanması güç geliyor insana! Üstelik, düşünün ki bu sorulara cevap veren insanların çoğu ya benimle aynı eğitim sürecinden ya da daha da eskisinden geçmiş olmalı. Demek istediğim, nispeten daha çağdaş, daha açık fikirli ve yakın zamana kadar hüküm süren sistemden. Bu eğitim sisteminin (başta Evrim Teorisi olmak üzere) pek çok yanını, fazlaca “batılı” bulan iktidar tarafından beğenilmeyip neredeyse sil baştan yaratılmaya başlayan yeni eğitim(!?) sistemiyle yetişecek yeni neslin açık(?!) fikirlilerini siz varın düşünün artık…

Sorulara verilen yanıtları dinleyince; “ah be geri zekalı”; “ne aptal insanlar var!” demek yetmiyor insana. Durum bundan da vahim. Hiç mi düşünmüyor, hiç mi okumuyor, hiç mi kafa çalıştırmıyor bu insanlar. Tabi ki hayır! Nasılsa onlar “adına” başkaları, (sağ olsun?!), düşünüveriyorlar. Onlara tam da neye ihtiyaçları varsa; düşünmeye, taşınmaya, kafa yormaya gerek kalmadan hazırlop önlerine sunuluyor; talk-show olarak, kim kiminle n’apıyor, ne yedim-ne sıçtım, ne giysem, kiminle evlensem vs. programı olarak, survivor olarak, yetenek yarışması olarak. (Kusura bakmayın, ben de bu konuların cahiliyim; tüm bilgim kulaktan dolma, adlarını beceremediysem de hangi programlar siz anladınız!)

Bunlar daha önemli tabi hayatta… ya da kaçıncı bin bölüm oynayan Kurtlar vadisinin mafyaları ya da muhteşem yüzyılın saray entrikaları, göz kırpmadan kafa uçurmaları çok eğitici çok.

İşte akşam işten gelince, alelacele sofrayı kurup yemeğini boğazına dizip de ekran karşısına geçenler, hatta bütün sosyal  hayatını o akşamki dizilere göre programlayanlar,  TVde belgeseller çıktığında zaplamayıp da her akşam tok karnına 5 dakika seyretselerdi, belki de dinazorlar hakkında kazara bir fikir edinirlerdi de benim şimdi 5 yakında olan oğlumun geçen sene 4 yaşındayken dediklerinin yarısını öğrenirlerdi.

Oğlum 4 yaşındayken: (2012)

– Anne, dinazorlar milyon milyon yıl önce yaşamışlar. Yürümüşler, yürümüşler, yorulmuşlar, ölmüşler.

– Anne, kemikli dinazorlar bizi ısırır mı?  Isırmaaaaaazzzzzz! Onlar yalnız kemik!

Anne, dedeme söyledim, dinazorlar çok eskiymiş diye.

Savaşma seviş yahu!

Savaşma seviş yahu!

Bugün internette okudum: “Devletin yasama, yürütme ve yargı organlarını hallettiniz de sıra geldi üreme organlarına” diyordu. Ne güzel özetliyor güler misin ağlar mısın halimizi… Kızlı erkekli aynı evde kalmanın dayanılmaz kabul edilmezliğini eleştiriyor kaç gündür RTE. Kızlarla erkekler aynı evde kalıyorlarsa; o evde neler oluyor […]

Haydi gel, pazara gidelim

Haydi gel, pazara gidelim

Girit’te pazar deyince, elbette akla ilk gelen otlar olmalı. Bu Stamnagati.. Girit’te yabani olarak yetişen ve toplanan bir çeşit radika. Tazacik yapraklar, aynı kökten çıkmış minik buketler gibi. Genellikle haşlanmadan, çiğ olarak zeytinyağ, tuz limon eşliğinde yeniyor. İlk zeytinler. Aslında bu gördükleriniz Girit’e özgü yağ […]