Anne Papatya

Bence…
Bir kadının hayatındaki en önemli olay, ilk kez aşık olduğu an değil, ne de ilk kez sevişip artık “kadın” olduğu… Mezun olup artık meslek sahibi olduğu ya da para ve kariyer sahibi olduğu zaman da değil. Çok ünlü olup ödüller bile kazansa, bu da değil.. Gelinlik giyip başı göğe erdiğinde ve hayatının beyaz atlı prensini bulup evlendiğinde de değil.
Bence bir kadının hayatındaki en en en önemli an, ilk defa bebeğini kucağına alıp anne olduğu an️
9 aylık heyecanlı ve çok endişeli, yüreği ağzında bir bekleyişin ardından sağlıkla bebeğini kucağına almak nasıl bir rahatlama, nasıl bir haz, nasıl yoğun bir aşk, anlatamam… En ateşli aşkla yapılan seksin sonrasındaki duyguların bile çook ötesinde bir şey.
Bunu tarif edemem, anlatamam.
Erkekseniz, ne yazık ki, anlayamazsınız… Bence yaradılışın ta kendisinde bir cinsel adaletsizlik varsa, bu doğurma kudretinin yalnız kadınlara verilmiş olmasındadır. Yoksa ne güç ne de akılda…
Hayatın bir cilvesi olarak herhangi bir sebepten bunu yaşayamayan kadınlar da anlayamaz… Kendi kararıyla anne olmayı tercih etmeyenlerse ne kaçırdıklarını bilemezler. Belki bilmek bile istemezler.
Belki her kadın anne olmak için de yaratılmamış. Bilmiyorum… Ama galiba ben anne olmak için yaratılmışım. Belki de anne tavşan olmalıydım 🙂
Bebeğini dünyaya getiren kadın artık “anne”dir. Bunu istese de istemese de; beğense de kabullen(e)mese de bu gerçeği değiştiremez, ömrü boyunca…
Sonrasında daha kaç kez doğursa da, hiç doğurmasa da; artık hiç değişmeyecek bu sıfata erişen kadının hayatı, anne olmadan önce ve sonra diye ikiye ayrılır; her şeyiyle de değişir.
İmza: AnnePapatya 16.Mart.2021
Anne sevgisi koşulsuzdur, koruyucudur, sıcak bir sığınaktır. Koşulsuz olduğu için denetlenemez ya da elde edilemez.
Erich Fromm