Yıl: 2011

43

43

Doğdum ve çok sevildim. Annemi ve babamı kesinlikle paylaşmak istemedim. Hiç kardeş istemedim. Ama kardeşim olunca da onu çok sevdim, hep kayırdım. Çok çok oyuncaklarım oldu. Okulu hiç sevmedim. Karnım ağrırdı ilkokulun ilk aylarında; teneffüste otururdum bir köşede. Şahane yaz tatilleri geçirdim; sokakta oynadım; kaykaya, […]

Artık Veganlar da Hot Dog yiyebilir!

Artık Veganlar da Hot Dog yiyebilir!

Bu müthiş bir keşif!  Vejetaryen ve Veganlar için glutenden sosisler yapmak! İnanın ki, “etli” sosislerden ayırdetmesi mümkün olmayan bir lezzet! İçinde hayvansal ürünün zerresi yok. Yeter ki “gluten” denilen ve sosislere dolgunluğu ve kıvamı veren maddeyi bulabilesiniz. Yorgo bu kez çok güzel bir iş yaptı. […]

Noel Baba bizim bacaya sığmaz!

Noel Baba bizim bacaya sığmaz!

Noel’i sevseniz de sevmeseniz de Aralık ayından itibaren etrafınız noel ağaçları ve noel babalarla sarılıveriyor. Bu Noel Baba meselesi kızım Maya’nın aklını geçen seneden beri meşgul etmekte. Etrafındaki çocuklar “Noel Baba’dan şunu istedim, bunu istiycem” diye tam gaza gelmiş durumdayken, bizimki düşünceli.  Belli ki anlamaya çalışıyor. Nasıl oluyor da…?!?!?!
Geçenlerde bir gün bana gelip şöyle dedi:
– Anne, Theodora Noel Baba var diyor!
Bunu derken, bir yandan da ağzını yamultuyor, belli ki ona inandırıcı gelmeyen birşeyden söz ediyor.
– Öyle mi? diyorum, peki O’nu hiç görmüş mü?
Yoooo… diyor, yine aynı yamuk ağız, şüpheyle kısılmış gözlerle.
Theodora “Noel Baba gerçekten geliyor” diyor; Ben inanmıyorum!

Hoşuma gitmiyor değil bu muhabbet! 🙂
– Haklısın, diyorum. Bana da pek inandırıcı gelmiyor. Hem de ne çok var etrafımızda di mi? Her dükkanın, marketin önünde bir tane var.
Bunu düşünmemiş olacağıma(!?) inanamayan bir tavırla bilmiş bilmiş:
– Onların içinde insan var, diyor.
Çünkü onun kastetteği o “sahte” değil, “sözde” gerçek olan, hani mektup yazılıp da her çocuğa istediğini getiren Noel Baba!
– Belki de çocukların hoşuna gidiyor, istedikleri bir şeyi ısmarlamak, diyerek göz kırpıyorum 😉
– Bence de, diyor gülümseyerek 🙂
– Hem dünyada O KADAR ÇOK çocuk var ki… diye yarım bırakıyorum lafımı.

Gerisini o getirsin bekliyorum; yani “aynı anda bütün dünya çocuklarına nasıl yetişsin?” filan demesini beklerken.

– Tabi! diyor, Ne zaman tuvalete gidecek!??????

Doğru ya!! 🙂

Ve oturup Noel Baba’ya mektup yazıyor kızım. Eminim Noel Baba’nın Noel Baba olalı almadığı bir mektup.

(Aslında mektup yazmanın bile karşıdakinin varlığını kabul etmiş olmakla başlayacağını çocuk masumiyetiyle düşünemiyor:)

Maya’nın Noel Baba’ya mektubunu ekliyorum. Yunanca bilmeyenler için de tercüme ediyorum. Aslında tam bir mektup da değil, minik bir zarf, zarfın içinde de küçücük bir deftercik hazırlamış. Defterciğin ilk sayfasında şöyle yazarken; ayrıca aklını kurcalayan bir şeyi sormadan da edememiş:

“Noel Baba,

Hangi dili konuşuyorsun?

Buraya fotoğraflarını koyar mısın lütfen? Sonra da bu defterciği bana geri gönderir misin?”

Siz siz olun, bazen alışveriş dürtünüzü sömürmek bazen de özünü unutturup tek tip bir dünya yaratmak için size sunulan herşeye hemen kapılıp inanmayın; en azından 7 yaşındaki bir kız çocuğu kadar şüpheci olun, arkasını araştırın!

Yeniden Hamile! 3 de yetmez 4 tane!

Yeniden Hamile! 3 de yetmez 4 tane!

Ne zamandır konuşmamıştık. Aynı şehirde değil de kilometrelerce uzaktaymışız gibi çok seyrek görüyorduk birbirimizi. Telefonda numarası kayıtlı olduğundan aradığını görünce sevinçle sarıldım ahizeye. Sanki o beni aramadıkça ben onu arayamazmışım gibi. Günlük hayat koşuşturmacasından unutulan küçük detaylardan biriydi o da. – Sana haberlerim var, dedi. […]

1, 2, 4, 8, 16…

1, 2, 4, 8, 16…

Dün öğlende Maya’yı okuldan almaya gittiğimde beni giriş kapısının arkasında bekliyordu. Öyle bir koşup boynuma sarıldı ki ikimiz birden düşecektik 🙂 Sonra gözlerinin içi parlaya parlaya: – Anne bugün Matematik’te birşeyi yalnız ben bildim sınıfta, dedi gururla ve ağzı kulaklarında. Sonra anlatmaya başladı. 1er, 2şer, […]